Kızımla İstanbul’u geziyoruz – Sultanahmet Meydanı

Çocukla tarihi yerleri müzeleri gezmek bizim her zaman sevdiğimiz etkinliklerden olmuştur. Sömestrde, okulda işledikleri temanın da etkisiyle kızım İstanbul’da ki tarihi yerleri gezmek istedi. Hatta kafasında gitmek istediği yerleri bile belirlemişti. Bana ise sadece rotayı oluşturmak kaldı.. Ama ben gitmeden mutlaka gideceğimiz yerlerle ilgili bilgileri araştırırm. bu yazdıda tarihe girmeyeceğim benim uzmanlığım değil. Gezi rotamızı anlatmak istiyorum.

ilk gitmek istediği yerler Ayasofya ve Yerebatan Sarnıcı idi. Ayrıca Taksim tüneline de binmek  istiyordu. Ben zaten trafiği bol, otoparkı az yerlere toplu taşımayı tercih eden biriyim. O yüzden çocuklarım otobüse, metroya binmeye çok alışıktır. Bu sefer de metro ile Şişhane durağına gelip, tünelle Karaköy’e inmeye karar verdik. Yani aslında gezimizin ilk durağı  tünel oldu.

Yüzündeki mutluluk resimden bile anlaşılıyor. Aslında boynuna fotoğraf makinesini de asacaktım fakat bir yanlış anlaşma sonucu makineyi şarj etmemişiz. Bu yüzden de sınırlı hakkımızı Ayasofya’ya saklamak istedik. 🙂 Tünelden sonra da tercihimiz tramvay oldu. Tramvaydan Sultanahmet Meydanı’nda indik.

Bundan sonraki rotamız Ayasofya idi. Ben de uzun zamandır gelmemiştim. Yapının ihtişamı ikimizi de büyüledi. Anlayabileceği şekilde tarihlerden ve neden yapıldığından bahsettik. Görüldüğü gibi çokça da fotoğraf çekti kendisi (şarj baya idare etti). 🙂 Hava çok soğuktu ve mekanların da hepsi çok soğuktu. ben üşüyen bir insan olarak uyarmak istedim. Fakat iyi giyinmiştik, bir sıkıntı olmadı.


Bir sonraki durağımız Yerebatan Sarnıcı oldu. Fakat burada biraz hayal kırıklığı yaşadığını ifade etti çünkü sarnıçta su yoktu. Nasıl ve neden yapıldığını okuduk. Vee tabii ki Medusa başının ve ağlayan sütunun resmini çektik:) Aşağıdakilerin hepsi  kızımın objektifinden..

 

Sultanahmet’e gelip de camiyi görmeden gitmek olmaz. Renkleriyle beni en çok etkileyen camilerden biridir. Benim için adı Mavi Cami’dir. Kızım da bayıldı fakat tadilat nedeniyle tam ortasında bütün ihtişamı öldüren  kocaman bir platform bulunduğunu söylemek isterim. Kadınları namaz kılınan bölüme almıyorlar ama çocuklar (neyseki kız çocukları da) girip gezebiliyor.


Bizim saat bire kadar vaktimiz vardı kızımın yüzmesinden dolayı. Bütün bu turu sabah 9.00 da evden çıkarak yarım günde rahat rahat tamamladık. Son durak tabii ki meydandaki dikili taşlardı. Burasının at meydanı olduğunu bu taşların ve heykelin o devirden kaldığını konuştuk. Resimlerimizi çektik, bir kafede birşeyler atıştırıp başka bir sefere mutlaka Topkapı Sarayı’nı gezmek üzere anlaşıp gezimizi bitirdik.

 

 

1 views

Leave a Comment